Genel Kültür

Dünya Kadınlar Günü Hakkında Detaylı Bilgi

8 Mart; kadınların övüldüğü, cinsiyet ayrımının kınandığı ve kadın haklarının her yerde yüksek sesle duyurulduğu gün; Dünya Emekçi Kadınlar Günü ya da bilinen adıyla “Dünya Kadınlar Günü”. 

Meydanlarda gösterilerin düzenlendiği, alışveriş indirimlerinin yapıldığı, haber programlarının “kadın hakları” temasında döndüğü, dünyanın her yerinde şenliklerle kutlanan gün.

Bu yazımızda;

Dünya Kadınlar Günü’nün tarihini, neden kutlandığını, nasıl kabul edildiğini kısacası o güne dair her şeyi paylaşacağız.

Kadınlara yapılan pozitif bir ayrımcılık mı? Yoksa kazanılmış hak mı?

Dünya Kadınlar Günü Tarihçesi

Dünya genelinde her sene 8 Mart’ta; kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve politik başarılarının kutlandığı Dünya Kadınlar Günü’nün tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır.

8 Mart 1957 yılı dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.

Hızla sanayileşen, kadınlara ağır işler yüklenen, az ücret verilen, eşitsizliğin hat safhada olduğu zamanlar.

New York kentinde bulunan dokuma fabrikasındaki kadınlar maruz kaldıkları kötü standartlar sebebiyle haklarını aramaya karar verip daha insani çalışma standartlarına kavuşmak adına grev yapmak istediler.

Fabrikanın patronu üretimin aksamaması, diğer kadınlarla fikir birliği sağlanıp olayın büyümemesi ve kadınlar fabrikadan çıkmasın diye kapıları kilitledi.

Kapılar kilitliyken, fabrikada yangın çıktı; malum dokuma fabrikası; yangın hızla ilerledi.

Sonuç;

Daha iyi çalışma koşullarına kavuşmak isteyen 129 kadın hayatını kaybetti.

Aradan 50 sene geçti, olayın yankıları azaldı ama kadınların çalışma koşulları aynı kaldı.

 

 

1908;

Eşitsizlik, ağır çalışma şartları ve alınan düşük ücretler sebebiyle kadınlar arasında huzursuzluklar büyümeye başladı.
Kadınların gördükleri muamele değişim seslerinin daha yüksek duyulmasına sebep oldu.
15 bin kadın daha kısa çalışma saatleri, daha fazla ücret ve oy verme hakkı kazanmak için 1908 yılında New York şehrine doğru yürüyüşe başladı.

1909;

Amerika Sosyalist Partisi bildirisi doğrultusunda 28 Şubat tarihinde “Ulusal Kadınlar Günü” kutlandı.
1913 yılına kadar, kadınlar her yıl Şubat ayının son pazar gününü “Ulusal Kadınlar Günü” olarak kutlamaya devam ettiler.

1910;

Kopenhag kentinde düzenlenen 2. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı sırasında; Almanya Sosyalist Partisi kadın kolları önderlerinden Clara Zetkin;
Dünyanın her yerinde her yıl aynı tarihte “Kadınlar Günü” nün kutlanmasını önerdi.
17 ülkeden 100’den fazla kadının katıldığı konferansta Clara Zetkin’in önerisi oy birliği ile kabul edildi.

1911;

Kopenhag’da kabul edilen öneriden sonra Kadınlar günü ilk kez 19 Mart 1911 tarihinde Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de kutlandı.

Bir milyondan fazla kadın ve erkek; kadınların oy hakkı, çalışma koşulları, kamu görevlerinde çalışabilmesi ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için gösterilere katıldı.

Gösterilerden 6 gün sonra, 25 Mart tarihinde New York şehrinde çıkan bir yangında 140 kadın işçi hayatını kaybetti.

Bu olayla birlikte gözler kadınların çalışma koşullarına çevrildi.

 

 

1913-1914

1. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde barış için kampanya düzenleyen Rus kadınlar 1913 yılının Şubat ayında ilk kez “Dünya Kadınlar Günü”nü kutladılar.

1913 yılında yapılan tartışmalar sonrasında kadınlar gününün tarihi 8 Mart olarak saptandı.

1914 yılından itibaren her sene 8 Mart tarihinde Kadınlar günü kutlamaları yapılmaya başlandı.

1917;

Şubat ayının son Pazar günü, Rus kadınlar 1. Dünya Savaşı’nda 2 milyondan fazla Rus askerinin ölümüne tepki olarak “ekmek ve barış” grevini başlattı.

Politik liderlerin karşı çıkmasına rağmen, Çar görevinden çekilene  grevlerinden vazgeçmediler ve Çar görevden çekilmeye zorlandı.

Geçici hükümet kadınlara oy kullanma hakkını tanıdı.

 

 

1975;

“Dünya Kadınlar Günü” ilk kez 1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kutlandı.

1977;

Birleşmiş Milletler Genel Kurul’u 8 Mart tarihini “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını karara bağlamıştır.  

8 Mart tarihinin neden benimsendiği ve özellikle o günün “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlandığı Birleşmiş Milletler tarafından beyan edilmemiştir.

Yazının girişinde bahsettiğimiz 8 Mart 1857 tarihi ile yakından ilgilidir…

Dünya Kadınlar Günü her ne kadar çalışma koşulları, oy hakkı, eşitlik gibi değerleri hatırlatsa da günümüzde kavram olarak değişmeye ve gelişmeye devam etmektedir.

Kadınların karşılaştıkları problemler, yaşadıkları sorunlar değiştikçe;

Kadınlar Günü’nün önemi ve anlamı da farklılaşmaya ve evrilmeyi sürdürmektedir.

Dünya Kadınlar Günü Nasıl Kutlanır?

Kadınların toplumsal zaferi olarak addedilen bu gün nasıl kutlanır?

Öncelikle bu günde yapılan kutlama ya etkinliklerin temel bir amacı vardır;

Farkındalık yaratmak.

Günümüzde kadınların yaşadığı en temel sorunlar hakkında medyada, meydanlarda ve artık dijital çağın gerektirdiği tüm mecralarda bilgilendirme yapılır.

Daha çok kişiye ulaşılır, kadın hakları ve toplumsal olaylar hakkında fikirler ve görüşler paylaşılır.

Elbette bu güne özel eğlenceli etkinlikler de düzenlenir;

Konserler, kermesler, yürüyüşler, mitingler, sergiler vb. etkinliklerle kadın haklarına ve kadının toplumdaki önemine vurgu yapılır.

 

 

Dünya Kadınlar Günü Ne Zaman?

Dünya Kadınlar Günü 2017 senesinde; 8 Mart Çarşamba günü kutlanacaktır.

Dünya Kadınlar Günü 2018 senesinde; 8 Mart Perşembe günü kutlanacaktır.

Dünya Kadınlar Günü 2019 senesinde; 8 Mart Cuma günü kutlanacaktır.

Dünya Kadınlar Günü Hangi Ülkelerde Kutlanır?

Dünya Kadınlar Günü 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildikten sonra dünya genelinde kutlanmaya başlanmıştır.

Bu tarihten önce de kutlanıyordu, ancak yaygınlaşması esasen bu tarihten sonra gerçekleşmiştir.

Ancak tüm ülkelerde Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor mu?

Elbette Hayır.

İstisnalar kaideleri bozmaz diyerek, “Kadınlar Günü’nün kutlanmadığı ülkeler hangileridir?” sorusunun cevabını paylaşalım.

  • Irak
  • Somali
  • Suudi Arabistan
  • Suriye
  • Endonezya
  • Hindistan

Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kutlanıyor. Ancak kadınlarla ilgili kutlanan tek gün değil…

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü

Ülkemizde kadın haklarının önemini iki farklı günde kutluyoruz.

Bunlardan ilki hepinizin bildiği gibi 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”

Diğeri, çok bilinmese de, Aslında bizim ülkemiz için daha spesifik bir öneme sahip.

Dünya kadınlar günü 5 Aralık ya da daha doğru bir ifadeyle; Dünya Kadın Hakları Günü. Bu günün 5 Aralık tarihinde kutlanmasının Türk toplumu için tarihi bir önemi var.

1934 senesinde kadınlara “Seçme ve Seçilme Hakkı” tanıyan yasasının çıktığı tarihtir.

5 Aralık 1934 tarihinden itibaren kadınlar; sosyal, kültürel, ekonomik ve politik olarak erkeklerle eşit konuma sahiptir; yasalar önünde.

Dünya Kadın Hakları Günü, 5 Aralık 1934 tarihinden itibaren her sene kutlanmaktadır.

Neden önemlidir kısmına gelirsek?

Öncelikle kadınların yasal olarak her alanda eşitliğini kazanması dünya çapında bu tarihten çok daha sonra olsa da; Türkiye’de yaşayan kadınlar bu haklarını uzun zamandır ellerinde tutmaktadırlar.

Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1934 yılında sahip olmuşken, Fransa’da 1944 yılında, İtalya’da 1945 yılında, Yunanistan’da 1952 yılında, Belçika’da 1962 yılında ve İsviçre’de ise 1971 yılında kavuşmuşlardır.

Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk kadınlarına toplumda hak ettikleri konum bu tarihte verilmiştir.

 

 

Ailenin ve toplumun temeli olan kadınların; eğitim, sosyal konum, çalışma, politik hakları yasalarla korunarak, toplumsal gelişme sağlanması amaçlanmıştır.

Son dönemlerde kadına şiddet olaylarının artması, genç kızların hatta kız çocuklarının evlendirilmesi, cinsel istismar gibi olaylar yaşanmaya devam etmektedir.

Bu sebeple toplumsal farkındalık yaratma ve kadınların toplum içerisindeki hak ettikleri konuma kavuşmaları için elbette özel günler yeterli değildir; fakat önemlidir.

En çok tartışılan konulardan biri, diğer ülkelerdeki kadınların aksine, Türk kadınlarının eşitliklerine mücadele etmeden belki de bu hakları talep etmeden kavuşmuş olmalarıdır.

Sosyal, kültürel ve politik geçmişlerinde Türk kadınlarının rollerinin arka planda olması sadece aile düzenlerini sağlamakla yetinmek zorunda kalmaları bu tartışmaları güçlendirmektedir.

Değişen dünya, sosyal normlar kadınların var oluş mücadelelerini destekler niteliktedir; ancak daha atılması gereken çok adım, kat edilmesi gereken çok yol vardır.

Kadınların sahip oldukları haklar, sadece kadın oldukları için onlara lütfedilmemiştir; insan oldukları için doğuştan sahip oldukları haklardır; bu unutulmamalıdır. 

Yükleniyor...

Yazar Hakkında

Tarlan Mahouti

Tarlan Mahouti Metalürji ve malzeme mühendisliği öğrencisidir. Okuduğu üniversitenin laboratuvarlarında bilimsel araştırmalara katılan Tarlan aynı zamanda Nanokon (Nano Teknoloji kongresi) koordinatörlüğünü yapmaktadır. Grafik tasarım konusunda uzmanlaşan Tarlan, hobi olarak güzellik ve yemek ile de ilgilenmektedir.

2 Yorum

Yorum bırak